“UNESCO Dünya Kültür Mirası” Listesi’ni hepimiz duyarız da bu listede ülkemizde hangi eserler var çoğumuzun bir fikri yoktur. 1972 yılından beri yayımlanan ve her yıl toplanan komite tarafından güncellenen UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde ülkemizden 17 eser yer alıyor. İşte belkide bir kaç eseri ilk defa duyacağınız ya da daha bir sürü güzelliğimizin yer almadığına şaşıracağınız 2018 itibarıyla ülkemizdeki UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 17 eser…


17- Afrodisias Antik Kenti, Aydın

Adını aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’den alan Aphrodisias özellikle Roma çağında Aphrodithe tapınımı ile ünlenmiş antik bir kent olup, günümüzde de çok iyi korunmuş anıt yapıları ile Türkiye’nin en önemli arkeolojik yerlerinden biridir. Sonraki devirlerde üzerine tiyatro yapılan höyük, M.Ö. 5000’lere kadar giden Prehistorik bir yerleşmedir. Ülkemizde listeye en son dahil edilen (2017) yapı olan Afrodisias Antik Kenti Karacasu ilçesinin 12 km güneydoğusunda yer almaktadır.


16- Ani Harabeleri, Kars

Türkiye ve Ermenistan sınırında yer alan  Arpaçay mevkiinde kurulu olan Ani Arkeolojik Alanı, Erken Demir Çağından 16. yüzyıla kadar yerleşimin sürekli olduğu, Orta Çağ’ın şehircilik, mimarlık ve sanat açısından gelişiminin tüm zenginlik ve çeşitliliğinin bir arada görüldüğü çok kültürlü bir İpek Yolu yerleşimidir. Kars’ın 46 km doğusunda yer alan Ani Harabeleri 2016 yılında listeye dahil edilmiştir.


15- Efes, İzmir

9000 yıldır kesintisiz yerleşim yeri olan Efes, Çukuriçi Höyük, Ayasuluk Tepesi (Selçuk Kalesi, St. John Bazilikası, İsa Bey Hamamı, İsa Bey Camii, Artemision), Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Evi olmak üzere dört bileşenden oluşmaktadır. Tarihin tüm aşamalarında çok önemli bir kültürel ve ticari merkez olmuştur. İzmir’İn Selçuk ilçesi’nde yer alan Efes 2015 yılından beri listededir.


14 – Diyarbakır Kalesi ve Havsel Bahçeleri, Diyarbakır

7 bin yıldır varlığını sürdüren Diyarbakır Kalesi, Surları ve Burçları ile hala orijinal ve özgün kültür varlıkları olarak yaşamakta, Dünya tarihi için önemli bir evrensel miras özelliğini korumaktadır. Hevsel Bahçeleri ise 30’dan fazla uygarlığın izlerini taşıyan bir bölgede 8 bin yıl gibi çok uzun süredir bahçe olarak var olmasıyla, tarımsal değerinin dışında, kültürel ve tarihi olarak da özgün bir yere sahiptir. Bu iki mirasımızın listeye dahil ediliş tarihi 2015’tir.


13- Bergama Peyzaj Alanı, İzmir

Kale Dağı’nın tepesindeki antik Pergamon yerleşimi anıtsal mimarisiyle Helenistik dönem şehir planlamacılığının en iyi örneğini temsil etmektedir. Athena Tapınağı, Trajan Tapınağı, Helenistik dönemin en dik tiyatro yapısı, kütüphane, Heroon, Zeus Sunağı, Dionysos Tapınağı, agora ve gymnasion yapıları bu planlama sisteminin en güzel örnekleridir. Bergama Krallığının başkenti olan kent, daha sonra Roma İmparatorluğunun Asya Eyaleti başkenti olmuş ve döneminin en önemli sağlık merkezlerinden Asklepion’a ev sahipliği yapmıştır. 2014 yılından beri listedir.


12- Bursa ve Cumalıkızık

Dünya Miras Komitesi tarafından 2014 yılında Dünya Miras Listesine alınan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” Dünya Miras alanı,  Orhangazi Külliyesi ve çevresini içine alan Hanlar Bölgesi, Hüdavendigar (I. Murad) Külliyesi, Yıldırım (I. Bayezid) Külliyesi, Yeşil (I. Mehmed) Külliye, Muradiye (II. Murad) Külliyesi ve Cumalıkızık Köyü olmak üzere altı bileşenden oluşmaktadır.


11- Çatalhöyük, Konya

İki höyükten oluşan Çatalhöyük Neolitik Kenti’nin daha uzun olan Doğu Höyüğü, M.Ö. 7400 ve 6200 yılları arasına tarihlenen 18 Neolitik yerleşim katmanından oluşmaktadır. Söz konusu katmanlarda, sosyal örgütlenmeyi ve yerleşik hayata geçişi simgeleyen duvar resimleri, rölyefler, heykeller ve diğer sanatsal öğeler yer almaktadır. Batı Höyüğü ise M.Ö. 6.200 ve 5.200 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik Döneme ait kültürel özellikler göstermektedir. Bu özellikleriyle Çatalhöyük, aynı coğrafyada 2000 yıldan fazla bir süredir var olan köylerden kentsel hayata geçişin de önemli bir kanıtıdır. Konya’ya 43 km uzaklıkta bulunan Çatalhöyük, 2012 yılından beri listededir.


10- Selimiye Camii ve Külliyesi, Edirne

İstanbul’un fethinden önce Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olan Edirne’nin en önemli anıtsal eseri olan ve şehrin siluetini taçlandıran Selimiye Camii ve Külliyesi, 16. yy.’da Sultan II. Selim adına yaptırılmıştır. Teknik mükemmelliği, boyutları ve estetik değerleriyle döneminin ve sonraki zamanların en muhteşem eseri olan Camii ve Külliye, Osmanlı mimarlarından en önemlisi Sinan’ın Ustalık Dönemi eseri, mimarlık sanatının en görkemli örneklerinden biri ve insanın yaratıcı dehasının bir başyapıtı olarak kabul edilmektedir. 2011 yılında listeye dahil edilmiştir.


9- Truva Antik Kenti, Çanakkale

Troya, dünyadaki en ünlü antik kentlerden birisidir. MÖ. 3000 yılından beri yerleşim yeri olarak kullanılan Troya bulunduğu coğrafi konum nedeniyle burada hüküm süren uygarlıkların diğer bölgelerle ticari ve kültürel bağlantıları açısından daima çok önemli bir rol üstlenmiştir. Troya ayrıca gösterdiği kesintisiz katmanlaşma ile Avrupa ve Ege’deki diğer arkeolojik alanlar için referans görevi görmektedir. 1998 yılından beri Dünya Kültür Mirası listesinde yer almaktadır.


8- Safranbolu, Karabük

Karadeniz kıyılarını, Batı, Kuzey ve Orta Anadolu’ya bağlayan yol üzerinde yer alan tarihi Safranbolu Şehri, coğrafi konumu nedeniyle çok eski devirlerden beri yerleşim görmektedir. 14. yy.ın başlarından bu yana Türklerin hakimiyetinde olan Safranbolu Türk kentsel tarihinin bozulmamış bir örneğidir. Geleneksel şehir dokusu, ahşap yığma evleri ve anıtsal yapılarıyla bütünü sit ilan edilmiş ender kentlerden biri olarak 1994 yılından beri UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almaktadır.


7- Ksantos-Letoon, Muğla

Ksantos, Fethiye – Kaş karayolunun 70 km.sinde bulunmaktadır. Antik Çağda Likya’ya başkentlik yapmıştır. Kentte ele geçen en eski kalıntılar MÖ 8. yüzyıla kadar gitmektedir. Pek çok tarihi olaylara ve savaşlara sahne olan kentten günümüze ulaşan kalıntılar arasında kaya mezarları, lahit mezarları ve Likya kültürüne özgü dikme mezar anıtları vardır. 1988 tarihinde listeye alınmıştır.


6-Pamukkale ve Hierapolis, Denizli

Pamukkale, Denizli sınırları içerisinde Güneybatı Türkiye’deki doğal bir mevkidir. Kent, kaplıcaları ve akan sulardan kalan karbonat mineralleri teraslarını, travertenleri kapsamaktadır. Eski Hierapolis kenti ise toplam 2700 metre uzunluğunda, 600 metre genişliğinde ve 160 metre yüksekliğindeki beyaz “kalenin” üzerine inşa edilmiştir. 1988 yılında listeye dahil edilmiştir.


5- Nemrut, Adıyaman

1987 yılında listeye eklenen Nemrut Dağı, Adıyaman ilinin Kahta ilçesi yakınlarında Ankar dağları civarında 2.150 metre yüksekliğinde bir dağdır. Kommagene kralı Antiochus Theos, MÖ 62 yılında bu dağın tepesine, pek çok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin yanı sıra kendi mezar-tapınağını da yaptırmıştır. Mezarda, bir kartalın başı gibi, tanrıların taş oymaları bulunur.


4- Hattuşa, Çorum

1986 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Hattuşa, Hitit İmparatorluğunun başkenti olarak Anadolu’da yüzyıllar boyu çok önemli bir merkez olmuştur. M.Ö. 1700’lerde Kuşşara şehrinin kralı Anitta tarafından alınan Hattuşa, yine Anitta tarafından yıkıldı. Yazılı kayıtlarda Anitta ilk Hitit kralıdır. Yaklaşık yüzyıl kadar sonra şehir, I. Hattuşili tarafından tekrar kurularak 400 yıldan uzun bir süre hüküm sürecek olan bir uygarlığın başkenti haline getirildi. Günümüzde görülebilen ve büyük çoğunluğu Büyük Kral IV. Tudhaliya dönemine ait olan kalıntılar arasında tapınaklar, kraliyet konutları ve surlar bulunmaktadır.


3- Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Sivas

Cami 1228–29 yıllarında Mengücekli beyi Ahmed Şah tarafından; Dârüşşifa ise aynı tarihte, Ahmed Şah´ın eşi Turan Melek tarafından Ahlatlı Muğis oğlu Hürrem Şah adlı bir mimara yaptırıldı. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın batı kapısında (taç kapı) ikindi vakti görülen erkek silueti, cennet kapısında saat 07.00 sıralarında çıkan kadın silueti ve şah kapısında saat 09.00 sıralarında oluşan ve eseri yaptıran Ahmet Şah’ın başını temsil ettiğine inanılan erkek kafası silueti, görenleri âdeta büyülemektedir. Ulu cami Dünya Mirası Listesi’ne 1985 yılında dahil olmuştur.


2- Kapadokya ve Göreme Milli Parkı, Nevşehir

Kapadokya 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıktı. Hititler´in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri oldu. 6 Aralık 1985 tarihinden beri listede yer alan Kapadokya her yıl binlerce turisti ağırlamaktadır.


1- İstanbul’daki Tarihi Yerler

Sultanahmet, Ayasofya, Yerebatan, Kız Kulesi vs. diye uzun uzun yazmaktansa “Historical Areas of İstanbul” deyivermiş UNESCO. Yenikapı’daki son kazılarda ortaya çıkan limandan sonra tarihi en az 8500 yıl olan İstanbul’da görülecek o kadar tarihi yer var ki hangi birini söylesin. 1985 tarihinde UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 4 bölge olarak dahil edilmiştir. Bunlar; Hipodrom, Ayasofya, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camisi ve Topkapı Sarayı’nı içine alan Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı; Süleymaniye Camisi ve çevresini içine alan Süleymaniye Koruma Alanı; Zeyrek Camisi ve çevresini içine alan Zeyrek Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları Koruma Alanı’nı içermektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here