İstanbul’un orta yerinde, 1500 yıldır orada olmasına rağmen çoğu İstanbullu’nun haberinin dahi olmadığı, kubbesinde, duvarlarında tasvirsiz, mozaiksiz avuç içi kadar dahi boş yer bulunmayan, önce manastır, sonra cami, şimdi ise müze olarak İstanbul’un gerdanını süsleyen bir yer var: Kariye Müzesi!

Kariye Müzesi
Kariye Müzesi dış görünüş. Foto kaynak: http://ayasofyamuzesi.gov.tr/

Tanju ile İstanbul’un tüm güzelliklerini keşfetmeyi kafamıza koyduğumuzda bunun için en ideal başlangıç noktasının en güzel ve en eskilerden birisi olan Kariye Müzesi olacağını düşündük ve güneşli bir sonbahar günü Kariye Müzesi ‘ne gitmek üzere Kadıköy’de buluştuk. Hadi siz de bizimle gelin!

Kariye Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir?

Kariye Müzesi İstanbul’un Fatih ilçesi Ayvansaray Mahallesi’nde kendi adını taşıyan Kariye Cami Sokağı‘nda yer alır. İstanbul’un tüm turistik yerlerinde oldukça yakın olan Kariye Müzesi ‘ne ulaşım da oldukça kolay.

Kariye Müzesi ‘ne metrobüs ile Edirnekapı durağında inip 10-15 dakika yürüyerek kolayca ulaşabilirsiniz. Eminönü’nden 37E numaralı otobüse binip Karagümrük Stadı’nı geçtikten sonra Yunus Emre Semiz durağında inip iki dakika yürüyerek de Kariye Müzesi ‘ne ulaşmak mümkün.

Kariye Müzesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Kariye Müzesi
Kariye Müzesi avlusu diyebileceğimiz küçük meydan çok şirin.

İstanbul’un mozaik ve freskler konusunda belki de en zengin müzesi olan Kariye Müzesi giriş ücreti eğer hala bir müze kart edinmediyseniz 45 TL‘dir. Her gün açık olan Kariye Müzesi ziyaret saatleri ise şöyledir:

Yaz Dönemi (Nisan-Ekim) : 09:00 – 19:00 (Gişe kapanış: 18:30)

Kış Dönemi (Kasım-Mart) : 09:00 – 17:00 (Gişe kapanış : 16:30)

Kariye Müzesi Tarihi

Kariye Müzesi
Kariye Müzesi tavanı ve duvarlarında tasvirsiz mozaiksiz avuç içi kadar yer bile yok.

Erken Hristiyanlık döneminde 84 müridiyle birlikte 298 yılında İznik’te şehit edilen Aziz Babylas’a ait eserler Konstantinapolis dışında bir mezraya gömülür. Hristiyanlığın yaygınlaşmasıyla daha sonra kutsal bölge ilan edilen bu mezrada yer alan harabe bir şapelin yerine İmparator Iustinianus tarafından 536 yılında bir manastır inşa edilir.

Şimdilerde şehrin göbeğiNDE yer alan manastıra yapıldığı tarihte şehrin bir hayli dışında yer alması sebebiyle Grekçe “kırsal alan” anlamına gelen “Khora” adı verilir.

Kariye Müzesi
Kariye Müzesi girişi de geri kalan kısımları gibi zengin süslemelere sahip.

740 yılında ölen Patrik Germanos’un ve 9. yüzyılda ölen Metropolit Theophanes’in buraya gömülmesiyle kutsallığı daha da artan Kariye Manastırı önce Latin işgali ve yağması ardından 1296 depremi ile harap hale gelir ve yıkılmaya yüz tutar.

1321 yılına gelindiğinde Bizans Sarayı hazinedarı Theodoros Metokhites, Khora Manastırı ‘nı neredeyse yeniden inşa eder. Metokhites sadece manastırı restore etmekle kalmaz aynı zamanda devrin en büyük kütüphanesini de Khora Manastırı çatısı altında kurmayı başarır.

Kariye Müzesi
Kariye Müzesi, Kariye Cami zamanları… Foto kaynak: www.eskiistanbul.net

Mozaikleri ve freskleri ile dünyanın en iyi müzelerinden birisi olan Kariye Müzesi bu güzelliğinin çoğunu Metokhites‘e borçludur. Nitekim Metokhites 1332 yılında vefat ettiğinde kilisenin güney tarafında yer alan mezar nişine gömülür.

Metokhites, Kariye’nin adına mistik bir anlam daha katıp, giriş kapısının üzerindeki “Chora (Latince’de rahim anlamına gelir), sınırsız olanın mekanı, İsa’nın ana rahmine sığdığı, vücut bulduğu yer” olarak betimlenen Meryem mozaiğini yaptırarak, kiliseyi Meryem’e ithaf etmiş, bunu yazdığı bir şiirde de anlatmıştır.

İstanbul’un fethinde Khora Kilisesi hiç bir zarar görmemiştir. Fetihten sonra uzun bir süre kilise olarak kullanılan Khora Manastırı Sultan II. Beyazıd devrinde Sadrazam Atik Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiştir.

Kariye Müzesi
Kariye Müzesi iç narteks bölümü ve ben 🙂

1945 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürülene kadar cami olarak kullanılan Kariye Müzesi Doğu Roma mimarisi ve sanatının en güzel örneklerinden birisidir. İç süslemeleri ve mozaikleri ile eşsiz bir sanat eseridir.

Kariye Müzesi Mozaikleri

Vatikan‘a gidenleriniz varsa mutlaka Sistine Şapeli‘ne de uğramıştır. Michelangelo Sistine Şapeli duvarları ve tavanına öyle betimlemeler yapmıştır ki adeta Rönesans sanatını ulaşılamaz bir zirveye taşımıştır. Kariye Müzesi mozaiklerinin ve betimlemelerinin inanın bana Sistine Şapeli fresklerinden aşağı kalır yanı yok. Sizin için Kariye Müzesi mozaiklerinden en önemli 15 tanesini derledim. Hepsini anlatmaya sayfalar yetmez. Hadi o zaman bakalım. 😉


1-Pantokrator (Evrenin Hakimi) İsa

Kariye Müzesi
Pantokrator İsa, Ortodoksların en çok kullandığı İsa figürü Kariye Müzesi ana figürlerinden bir tanesi.

Herhangi bir Ortodoks kilisesinde en çok görmeye alıştığımız Hz. İsa’ın bu betimi Kariye Müzesi ‘nin de ana figürlerinden birisi. İsa’nın başının iki yanında “Hz. İsa, yaşamın mekanı” ve “Khora” yazıyor. İsa’ın yanağındaki allık, sağ kulağının saçlarından sıyrılışı betimlemeye olağanüstü bir gerçeklik katmış.


2-Metokhites’in İthafı

Kariye MüzesiGiriş kapısının üstünde bir tahtta oturan İsa’ya kiliseyi tamamlayıp, içini de mozaiklerle süsleyen Bizans Hazinedarı Theodoros Metokhites’in kiliseyi Hz. İsa’ya sunduğu sahne yer alıyor.


3-Khalke İsa’sı ve Meryem Ana Panosu

Kariye Müzesiİç narteks güney kanadında bulunan tasvirde ayakta duran Meryem Ana insanlar için üzgün bir şekilde dua ederken İsa, Meryem Ana’nın sağında durmaktadır. Tasvirde İsa ve Meryem haricinde iki önemli figür daha göze çarpmaktadır.

Meryem Ana’nın eteğinin yanındaki isim Bizans Prensi İsaak Komnenos ve sağ alt köşede ise rahibe kıyafetleri ile Prenses Maria Palaiologos diz çökmüş dua etmektedir. Prenses Maria’nın ilginç bir hiakyesi vardır.

Kariye Müzesiİmparator VIII.Mikhael Palaiologos’un kızı olan Maria, Moğollar ile ilişkilerini iyi tutmak amacıyla babası tarafından 1265 yılında Moğol Hanı Hülagü’ye eş olarak Karakurum’a gönderilir ancak Karakurum’a varmadan Hülagü Han’ın ölüm haberi alınır. Prenses Maria bunun üzerine Hülagü Han’ın oğlu Abaka Han ile evlendirilir. Bu evlilik sebebiyle tarihte  “Moğolların Maria’sı” olarak adlandırılır.


4-İsa’nın Ataları

Kariye Müzesiİç nartekste güneyde yer alan kubbede madalyon içinde Ortodoks Hristiyanlığı’nın en çok kullandığı İsa tasviri olan Pantokrator İsa yer almaktadır. Kubbenin 24 parçaya ayrılan her diliminde İsa’nın atalarına ait figürler yer alır. Hz. Adem ve Hz. Nuh‘un da aralarında bulunduğu bu tasvirlerin alt kısmında ise Yakup’un 12 oğlu betimlenmiştir.


5-Meryem’in Ataları

Kariye Müzesiİç narteks kuzey kubbede ise madalyon içerisinde yer alan Meryem kucağında çocuk İsa ile birlikte tasvir edilmiştir. On altı parçaya ayrılan madalyonun her bir parçasında Meryem’in Kral Davut‘un soyundan gelen ataları yer almaktadır. Bunlar sırasıyla: Davud, Solomon, Roboam, Abia, Asa, Josaphat, Joram, Ozias, Joatham, Achaz, Ezekias, Manasses, Amon, Josias, Jechonias ve Salathiel’in tasvirleridir.


6-Şehit Azizler

Kariye MüzesiKariye Müzesi dış narteks kubbesinde ortada yer alan İsa’nın etrafına kümelenmiş on iki azizin yer aldığı şehit azizler freski bulunmaktadır. Bizans topraklarında yaşamış asker azizler arasında Kapadokyalı Aziz Georgios ve Selanikli Aziz Demetrios da bulunmaktadır.


7-Piskopos Figürleri

Kariye MüzesiKariye Müzesi iç nartekste yer alan bir diğer betimlemeler ise gerçek insan boyutlarında yapılmış piskopos figürleridir. Bizans ayin metotlarının kurucusu olan Aziz Basileos ve Ioannes Khrysostomos ortada yer alır. Onların sağ ve sol yanında ise Aziz Nikolaos ve İskenderiyeli Kyrillos bulunur.


8-Anastasis Sahnesi

Kariye Müzesi ‘nin en önemli tasvirlerinden birisi de Grekçe’de “Diriliş” manasına gelen Anastasis Sahnesi‘dir. İncil’de anlatılmayan ancak Bizans sanatında bolca tasvir edilen Anastasis, İsa’nın öldükten sonra yer altındaki ölüler diyarına giderek kendinden önce yaşamış olan ve burada tutulan Eski Ahit Peygamberlerini kendilerini esir tutan Şeytan’ın elinden kurtararak onları yeniden diriltir ve gökyüzüne çıkartır.

Kariye Müzesiİşte bu betimleme Kariye Müzesi ‘nin apsisinde tüm yarım kubbeyi kapsayacak şekilde tasvir edilmiş. İsa beyaz ışık saçan ve üzerinde sarı yıldız bulunan bir tahtın içindedir. İsa’nın ayakları altında karanlık bölümün içinde kırık kapı kanatları, zincir ve kilit parçaları vardır.

İsa’nın altındaki karanlık bölümün iki tarafında birer lahit vardır. Sağındaki lahitten Adem‘i solundaki lahitten ise Havva‘yı ellerinden tutarak kendine çeker. Adem’in arkasında Yahya, Davut ve Süleyman‘ın bulunduğu bir grup Havva‘nın arkasında ise Habil ve ruhbanlardan yer alan başka bir grup vardır. Betimlenen sahnenin üst kısmında “Anastasis” yani “Diriliş” yazmaktadır.


9-Son Yargı Sahnesi

Tıpkı Michelangelo’nun Sistine Şapeli altarına İsa’nın kıyamet gününde insanlar için af dilemesini tasvir ettiği “Son Yargı” freski gibi Kariye Müzesi duvarlarında da aynı sahnenin tasvir edildiği bir dieğr “Son Yargı” yani “Daesis” tasviri bulunur.

Kariye MüzesiHristiyanlıkta Tanrıya ulaşmak adına bir nevi elçi görevini üstlenen kutsal kişiler olduğuna inanılır. Bu kutsal kişiler bir aziz, bir şehit ya da piskopos olabileceği gibi kimi zaman basit bir kilisenin mütevazi bir rahibi de olabilmektedir.

Elçi görevini üstlenen bu kişilerin en önemlileri ise hiç kuşkusuz Meryem Ana ve İsa’nın gelişini bildiren ve onu vaftiz eden Vaftizci Yahya‘dır. Kariye Müzesi Son Yargı sahnesinde İsa’nın her iki yanında bulunan figürler ise bu kutsal kişilere aittir. Meryem Ana ve Yahya’nın arkasında imparatorluk giysileri içinde olan iki figür ise baş melekler Mikail ve Cebrail‘dir.

Kariye MüzesiTıpkı Sistine Şapeli altarındaki Son Yargı‘da olduğu gibi burada da seçilmişler ve lanetlenmişler söz konusudur ancak Kariye Müzesi Son Yargı sahnesinde lanetlenmişler ayrıntılı olarak tasvir edilmemişlerdir. İsa’nın arkasında peygamberler, havariler, azizler ve meleklerden oluşan bir seçilmişler korosu bulunmaktadır.

İsa’nın tahtının altında sol tarafta:  “Gel, ey Babamın sevgili kulu daha dünyanın kuruluşunda senin için hazırlanmış olan  cenneti al”,

Sağ tarafta: “Uzaklaş benden ey lanetlenen, şeytan ve onun melekleri için hazırlanmış olan sonsuz ateşe gir” yazılıdır.


10-İsa’nın Hayatı-Valinin önünde yapılan nüfus sayımı

Kariye MüzesiKariye Müzesi dış narteks bölümünde İsa’nın hayatını anlatan mozaikler görülmektedir. Bunlardan ilki İmparator Augustus zamanında tüm Roma eyaletlerinde vergi için yaptırdığı nüfus sayımı tasvir eden mozaiktir.

Suriye ve Filistin Valisi Cyrenius tahtında oturmaktadır. Katip ve diğer görevliler hamile olan Meryem’in kaydını yapmaktadırlar. Meryem’in arkasında Davud’un soyundan gelen marangoz olan nişanlısı Yusuf ve ailesi bulunmaktadır. Meryem’e çocuğun babası sorulduğunda sessiz kalmış ancak arkasındaki Yusuf hemen cevap vererek çocuğun babasının kendisi olduğunu söylemiştir.


11-İsa’nın Hayatı-Doğulu üç kahin

Kariye Müzesi
Üç Kahin Kral Herod’un huzuruna gelir…

Mozaikte taht üzerinde oturan Kral Herod bir elinde asa tutarken diğer elini karşısında duran kahinlere uzatır vaziyettedir. Soldaki uzun sakallı kahinin elinde İsa’ya sunulmak üzere içinde hediye olan bir kutu bulunmaktadır. Kutunun içinde İsa’ya sunulacak manevi semboller olan mür, tütsü ve altın bulunmaktadır.Tasvirli sahnede “ Ve işte doğudan Kudüs’ e bilge adamlar geldi, dediler ki, Yahudilerin Kralı olarak doğan nerede” yazılıdır.

“İsa’nın doğduğu gece Beytül-Lahim üzerinde parlak bir yıldız belirir. Doğuda Baltazar, Gaspar ve Melkior adındaki üç kahin çoktan beridir bu işareti beklemektedirler. Yıldızı görür görmez yola koyulurlar. Kudüs’e geldiklerinde “Yahudilerin Kralı olarak doğan nerededir?Çünkü doğuda onun yıldızını gördük ve ona ilk ibadet eden olmak ve hediyelerinin sunmak için geldik” diye etrafa sorarlar.

Kral Herod  bunu duyar duymaz  üç kahinin huzuruna getirilmesini emreder. Herod kahinlerden kendisinin de bu yeni peygambere ibadet edeceğini bu çocuğu bulmaları halinde hemen kendisine haber vermelerini ister.

Üç kahin İsa’yı kısa sürede bularak ona iman ederler ve hediyelerini sunarlar ancak Kral Herod’un kötü niyetinin anladıklarından İsa’nın yerini Herod’a söylemezler. Kandırıldığını anlayan Herod askerlerine Beytül-Lahim’de bulunan iki yaşına kadar her erkek çocuğunun öldürülmesini emreder ancak askerler İsa’yı bulamazlar.”


12-İsa’nın Mucizeleri-Şarabın Çoğaltılması

Kariye Müzesi

İsa öğrencisi Natanael ile birlikte Celile’de bir düğüne gider. Evlenen çiftin aile dostu olan Meryem de oradadır ve davetliler ile bizzat ilgilenir. Bir ara şarabın bittiğini gören Meryem telaşla İsa’nın yanına gelerek bir şeyler yapmasını ister. İsa hizmetkarlara altı tane su küpünü su ile doldurmalarını söyler. Sonra elindeki şarap dolu bardağı küplerden birine boşaltır. Küplerdeki su şaraba dönüşür. Bu olayı gören düğündeki tüm davetliler İsa’ya iman ederler.


13-İsa’nın Mucizeleri-Ekmeklerin Çoğaltılması

Kariye Müzesi

Kariye Müzesi dış nartekste yer alan bir başka mozaikte ise İsa bu kez iki kişiye ekmek uzatırken tasvir edilmektedir. Bir ekmeği ikiye bölen İsa’nın her bölüşünde ekmekler daha da çoğalır ve çoğalan ekmekler aç insanlara dağıtılır.


14-İsa’nın Mucizeleri-İki kör adamı iyileştirmesi

Kariye Müzesi

Kubbenin kuzey batı tarafında yer alan bu mozaikte ise yanında Havari Petrus ile tasvir edilmiştir. Ağaçlık bir alanda oturan iki kör adamı iyileştiren İsa mucizlerinden birini daha gerçekleştirmiş olur.  Mozaikte “İki kör adama Mesih’in şifası”  yazılıdır. 


15-Meryem’in Ölümü

Kariye Müzesi

Kariye Müzesi ana bölümü olan naosun batı duvarında yer alan mozaikte Meryem Ana kumaşlarla kaplı lahitin üzerinde son nefesini vermek üzeredir. Başucunda Petrus elindeki buhurdanı sallarken ayakucundaki Pavlos üzgün bir ifade ile elini Meryem’e uzatmıştır. İsa kucağında Meryem’in ruhunu temsil eden bir bebek tutarken sağ üst köşede yer alan iki melek Meryem’in ruhunu almak üzere beklemektedir.


Kariye Müzesi’ne Veda Ederken…

İstanbul’un orta yerinde her bir köşesi tarih dolu böylesi bir mekanın olması beni öyle mutlu ediyor ki… Ayasofya Müzesi, Kariye Müzesi, Aya İrini, Şerefiye Sarnıcı, Yerebatan Sarnıcı, Süleymaniye Cami, Sultanahmet Cami ve diğerleri. Hepsi bu güzel şehrin birer incisi. İstanbul’u hakedecek ne yaptık bilmiyorum ama sahip çıkmak için o kadar çok nedenimiz var ki saymakla bitmez sanırım. 🙂

Kariye Müzesi

Ben Kariye Müzesi‘nin kubbelerinden birine, yüzyıllar öncesinden bir İsa mozaiğine bakarken bu harikulade eseri yapan, koruyan, hizmet veren herkese şükranlarımı sunuyorum.  İstanbul’un başka bir güzelliğinde buluşmak üzere şimdilik hoşça kalın! 😉

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here