M.Ö. 10.000 (yazıyla on bin, on bin yahu) yılında inşa edilen, 1995 yılında başlayan kazılarla gün yüzüne çıkarılan ve insanlık tarihi hakkında bilinen tüm gerçekleri alt üst eden, dünyanın ilk tapınağı: Göbeklitepe!

Göbeklitepe
Göbeklitepe’yi dinliyorum gözlerim kapalı -Göbeklitepe-

Göbeklitepe‘nin keşfinden önce dünyanın en eski tapınağı olarak bilinen Malta’daki Hagar Qim tapınağından 6.400 yıl, İngilizlerin dünyaya müthiş bir şekilde pazarladığı Stonehenge‘den 7.000 yıl, dünyanın en meşhur yapıları olan Mısır Piramitlerinden 7.500 yıl daha eski… Hadi gelin gezelim dünyanın ilk tapınağını! 😉

Göbeklitepe Nerede? Göbeklitepe’ye nasıl gidilir? 

Göbeklitepe
Göbeklitepe Nerede  -Göbeklitepe-

Şanlıurfa‘da. Şanlıurfa’ya 18 km uzaklıkta Örencik Köyü mezraasında yer alan  Şanlıurfa Gezilecek Yerler listesinin mihenk taşı Göbeklitepe‘ye gitmek için şayet seyahat acenteleri ile gelmediyseniz en ideal yol tabi ki özel araç.  Şanlıurfa Havaalanı‘ndan taksi ile gitmek isterseniz 150-200 TL gibi bir ücreti gözden çıkarmanız gerekiyor.

Göbeklitepe 2011 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici listesi’ne dahil edilir. Ülkemizde yer alan UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi eserleri için tıklayın. 😉

Göbeklitepe Gezi Rehberi

Gidip görmeyi bırakın çoğumuzun haberinin dahi olmadığı Göbeklitepe‘nin kendi öyküsü kadar, ortaya çıkarılma hikayesi de oldukça güzel. Şimdilerde tapınakta yer alan hediyelik eşya dükkanında çalışan ve çocukluktan beri kazı çalışmalarına katılan, aynı zamanda arazinin eski sahibi Mahmut Yıldız‘ın torunundan dinlediğim öyküyü aktarıyorum… 🙂

Amca çift sürerken bir taşa denk gelir…

Göbeklitepe
Göbeklitepe tapınak -Göbeklitepe-

Yıl 1986... Mahmut Yıldız’ın amcası tarla sürerken sabana iki tane heykel takılır. Hatta büyük bir de taşa denk gelirler. Çıkarmaya çalışsalar da taş oldukça büyüktür başaramazlar. Kırmak için kendi deyimleriyle -kafasına iki balyoz- bile vururlar 🙂

Taşı kıramayan Amca büyük bir heyecanla heykelleri ata yükleyip Şanlıurfa Müzesi‘nin yolunu tutar. Müze müdürü arkeolog değil öğretmendir. “Dayı boşuna yorulmuşsun buraya kadar, bunlar kireç taşı, bi işe yaramaz” diyerek dayıyı geri çevirir.

“Madem değerli değil atayım ben bu taşı” der Amca…

Ata yükleyip getirdiği taşları geri götürmek istemez dayı. Yolda giderken atayım o zaman der. Müze yetkilileri de bunun üzerine “Buraya kadar getirdin, depoya bari koyalım” derler ve taşları depoya kaldırırlar.

Göbeklitepe
Göbeklitepe Şanlıurfa  -Göbeklitepe-

Aradan 6 yıl geçer. 1992 yılında şu an Birecik Barajı suları altında kalmış olan Nevali Çori‘de arkeoloji çalışmalarını yürüten Klaus Schmidt çıkarılan eserleri Şanlıurfa Müzesi‘ne teslim ederken Yıldız ailesinin müzeye bıraktığı taşları görür. Sorup soruşturur Örencik Köyü’nden arazi sahibi Mahmut Yıldız‘a ulaşır.

Klaus Schmidt tarlayı kazmak için Yıldız Ailesinden izin ister

Tarlayı inceleyen Prof. Schmidt tepenin yığma topraktan oluştuğunu hemen fark eder. Ayrıca bölge de bir çok da -heykelciliğe en uygun taşlardan biri olan- çakmak taşı bulurlar. Schmidt, Mahmut Yıldız’dan kazı çalışması yapmak için izin ister.

Göbeklitepe
T Biçimli sütunlar  -Göbeklitepe-

Mahmut Yıldız‘ın danıştığı avukat : “İzin ver. Bir şey çıkmazsa tarlanı eski haline getirip sana teslim ederler, bir şey çıkarsa sen de fayda görürsün, köylü de fayda görür” der. Bu sözün üzerinden geçen neredeyse otuz yıl ne kadar da haklı çıkarır avukatı. Sağolsun 🙂

Ve kazı çalışmaları başlar…

Yıldız Ailesi’nin izin vermesiyle kazı çalışmaları başlar. Prof. Schmidt ve ekibi ilk yıl pek bir ilerleme kaydedemezler. İkinci yıl sadece bir duvar bulurlar ancak üzerinde resim ya da figür yoktur.

Göbeklitepe
Göbeklitepe tapınak hayvan kabartmaları  -Göbeklitepe-

Üçüncü yıl Mahmut Yıldız‘ın tarlayı sürerken rastladığı ve kafasına iki balyoz vurduğu 🙂 taşın etrafını kazarlar. Boğa ve tilki figürüne rastlarlar. Çalışmaları burada yoğunlaştıran kazı ekibi etrafı taşlarla örülmüş, çeşitli yüksekliklerdeki T şeklindeki taşlardan oluşan dört tane tapınak ortaya çıkarırlar.

Yüzey araştırmaları ve sismik çalışmalar…

Göbeklitepe‘nin bulunduğu alanda yapılan yüzey araştırmaları bölgenin tamamıyla yığma topraktan oluştuğunu ortaya çıkarılan dört tapınak gibi on altı farklı tapınağın daha bulunduğunu ortaya koyar.

Göbeklitepe
Göbeklitepe’de diğer 20 adet tapınağı bulmak için kazılar devam ediyor  -Göbeklitepe-

Göbeklitepe‘de ortaya çıkarılan dört tapınak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ederken diğer on altı tapınağın gün yüzüne çıkarma çalışmaları ise devam ediyor. Ören yerine ise tarihine yakışır bir müze inşa edilmiş.

GÖBEKLİTEPE’Yİ HER GÜN 8:00-18:30 ARASI ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ. GİRİŞ ÜCRETİ İSE 20 TL

Bilet gişesi, sinemasyon gösterisi, servisler ile eserlerin sergilendiği alana götürülme, eserlerin korunması, güvenlik vs. herşey olması gerektiği gibi. Emeği geçenlerin ellerine sağlık!

Göbeklitepe
Göbeklitepe çalınan eser  -Göbeklitepe-

Bu kadar olumlu haberin yanında maalesef can sıkıcı bir durum da yaşanmış ören yerinde. Kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan resimde gördüğünüz 50 cm büyüklüğünde ve 30-40 kg ağırlığında, alt kısmında insan betimlemesi bulunan kireç taşı heykel  25.09.2010 gecesi ören yerinden çalınmış.

Peki Göbeklitepe’deki bulgular neyi değiştirdi?

  • Bilinen insanlık tarihine göre insanlar önce yerleşik hayata geçtiler, sonra tarıma başladılar, sonra da dini buldular, sonra tapınakları inşa ettiler daha sonra ise bu küçük yerleşimler şehirleri oluşturdu…

Göbeklitepe

  • İnsanlar daha taş devrini yaşarken inşa edilmiş olan Göbeklitepe insanların tapınak inşa etmek için hiç de öyle tarımı ya da yerleşik hayatı beklemediklerini ispat ediyor.
  • Arkeolojik bulgulara göre M.Ö. 12.000 yılında insanlar bu büyüklükte tapınaklar inşa edebilecek kadar organize olabiliyorlardı ve tek dertleri avcılık, toplayıcılık değildi.
Göbeklitepe
En ünlü figürlerinden birisi  -Göbeklitepe-
  • Kazı alanında bulunan çok sayıda yabani hayvana ait kemikler burayı inşa eden insanların hala avcılıkla uğraştıklarını tarımsal hayata henüz geçmemiş olduklarını gösteriyor.
  • Göbeklitepe‘deki bulgulara göre insanlar önce dini bulmuşlar, sonra tapınaklar inşa etmişler ardından da tapınakta bir araya gelen insanların yiyecek ihtiyacını karşılamak için ise tarımsal hayata geçiş yapmışlar.
  • İnsanlığın doğup geliştiği yer olarak Afrika Kıtası‘nda yer alan Etiyopya bilinirdi. Oysa Prof. Klaus’a göre insanlığın doğup geliştiği yer kesinlikle Göbeklitepe‘dir.

Ve Prof. Klaus Schmidt…

Göbeklitepe
Klaus Schmidt göbeklitepede  -Göbeklitepe-

“Bu kalıntılara rastladığım zaman önümde iki seçenek vardı. Ya hiç kimseye bir şey söylemeden hemen burayı terk edecektim ya da hayatımın geri kalanını burada geçirmeye razı olacaktım. Ben ikincisini seçtim…” 

Göbeklitepe’nin mucidi, dünyanın ilk tapınağını gün yüzüne çıkarıp ülkemize müthiş bir arkeolojik eser kazandıran bu güzel adam 20 Temmuz 2014 yılında Almanya’da geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Toprağın bol olsun!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here