Tarihte iki ulus arasında imzalanmış ilk barış anlaşması olan Kadeş Anlaşması‘nın, bilinen en eski ve korunmuş yazılı kanunlardan biri olan Hammurabi Kanunları’nın, dillere destan Babil Şehri kapılarından biri olan İştar Kapısı‘na ait kabartmaların, dünyada bilinen en eski aşk şirinin ve daha birbirinden güzel nice eserin sergilendiği harika bir yer: Eski Şark Eserleri Müzesi!

İstanbul’da Çinili Köşk ile birlikte İstanbul Arkeoloji Müzesi kompleksinin içinde yer alan Eski Şark Eserleri Müzesi dünyanın en önemli arkeolojik buluntularından bazılarının sergilendiği harika bir müze. Kadrini kıymetini bilemediğimiz, nice güzellikleri barındıran, her şeyiyle bizim, her şeyiyle kadim ve güzel olan Şehr-i İstanbul‘un keşfedilmeye layık başka bir köşesindeyiz.


Eski Şark Eserleri Müzesi Nerede?

Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi‘ni oluşturan üç ana müzeden birisidir. Çinili Köşk ve Arkeoloji Müzesi ile birlikte İstanbul Müzeleri arasında mutlaka ziyaret etmeniz gereken müzelerden birisi olan bu güzel müze Gülhane Parkı‘nın hemen yanında yer alır.

Eski Şark Eserleri Müzesi
Tanrıça İştar’ı simgeleyen Babil’in İştar Kapısı’na ait aslan kabartması – Eski Şark Eserleri Müzesi

Bağcılar-Kabataş Tramvay Hattı‘na binip Gülhane durağında indikten sonra, Gülhane Parkı’nın kapısından girip hemen sağa doğru çıkan Osman Hamdi Bey Yokuşu‘nu tırmanmaya başladığınızda yüz metre sonra karşınıza İstanbul Arkeoloji Müzesi kompleksinin giriş kapısı çıkar. Kapıdan girdiğinizde solunuzda bulunan ilk müze Eski Şark Eserleri Müzesi ‘dir.

Topkapı Sarayı, Aya İrini, Ayasofya Müzesi, Yerebatan Sarnıcı gibi yerlere çok yakın olan Eski Şark Eserleri Müzesi, hiç kuşkusuz tarihi yarımadanın en nadide güzelliklerinden birisi. İstanbul’a olan beş bin yıllık uzaklığı ise M.Ö. 3000’lere ait eserlerinden ileri geliyor. 🙂

Eski Şark Eserleri Müzesi Tarihi

Eski Şark Eserleri Müzesi binası İstanbul Arkeoloji Müzesi kurucusu Osman Hamdi Bey tarafından 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi yani Güzel Sanatlar Akademisi olarak İstanbul’da Pera Palas Oteli, Arif Paşa Yalısı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi Binası gibi başkaca bir çok eserin de mimarı olan Fransız mimar Alexandre Vallaury‘ye yaptırıldı.

Eski Şark Eserleri Müzesi
M.Ö. 8. yy’da geç Hitit Dönemi’ne ait Müzisyen Kabartmaları – Eski Şark Eserleri Müzesi

Burası Osmanlı tarihinde güzel sanatlar alanında açılmış ilk okuldu. 1917 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi‘nin Cağaloğlu’nda bulunan başka bir binaya taşınması üzerine binanın müze olarak kullanılmasına karar verildi.

Dönemin müze müdürü Halil Ethem Bey gerek Anadolu gerekse yakın doğuda hüküm sürmüş medeniyetlere ait eserlerin bu binada Eski Şark Eserleri Müzesi adı altında sergilenmesini düşünmüş ve Alman Arkeolog Eckhard Unger‘i İstanbul’a davet etmiştir.

Eski Şark Eserleri Müzesi
Eski Mısır Uygarlığı’na ait Tanrıça Bastet’i temsil eden kedi figürleri – Eski Şark Eserleri Müzesi

Unger bir dizi çalışma yaparak müzenin sergisini ve eserlerin teşhir çalışmasını tamamlamış üstelik burada bulunan eserler üzerine bir dizi makale ve yazı yayımlamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında tedbir amaçlı boşaltılan müze 1963 yılında büyük bir düzenlemeden geçmiştir.

Eski Şark Eserleri Müzesi
Müzede Akad ve Sümer Kralları’na ait bir çok heykel ve stel bulunuyor – Eski Şark Eserleri Müzesi

2000 yılında yapılan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açılan Eski Şark Eserleri Müzesi Anadolu ve Mezopotamya’nın Yunan öncesi, Mısır ve Arap coğrafyasının ise İslam Öncesi çağlarına ait bir çok eseri barındırıyor. Müzede ayrıca 75.000 tane çivi yazılı belgenin bulunduğu Tablet Arşivi de bulunuyor.


Eski Şark Eserleri Müzesi Eserleri

Hangi birini sayalım bilmiyorum. Anadolu, Mezopotamya, Arap Yarımadası… Dünya tarihinin, insanlık tarihinin başladığı ve galiba sona da ereceği bir bölge. Hal böyle olunca tarih boyunca bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış bu bölgeden günümüze bir çok tarihi eser kalmış. Bu eserlerin bir çoğunun İstanbul‘da olması gerçekten gurur verici. İşte Eski Şark Eserleri Müzesi‘nde yer alan en önemli 10 eser.

Eski Şark Eserleri Müzesi
Güney Mezopotomya’da bulunan bir çok heykel, en meşhuru da tabi ki Lugal Dalu – Eski Şark Eserleri Müzesi

10-Mısır Mezar Buluntuları

Mısırlılar ölümden sonra yaşama kesin olarak inanırlardı. Ancak ölümde vücudu terk eden ruhun vücuda geri dönebilmesi için bedenin çürümemiş bir şekilde korunmuş olması gerekiyordu. Bu da ancak mumyalama tekniği ile mümkündü.

Eski Şark Eserleri Müzesi

Ahşaptan yapılmış insan şeklindeki lahitler Teb kentinde yapılan kazı çalışmalarında bulunmuş. Tanrı Amon Tapınağı‘nın rahip ve rahibelerine ait olan bu mumyaların konulduğu lahitlerde tılsımlı semboller ve dini metinler yer alıyor.

Eski Şark Eserleri Müzesi
Ayak ucunda kedisi ile birlikte mumyalanmış rahip Bak-Na-Mut Eski Şark Eserleri Müzesi’nde

Lahitte açık olarak sergilenen Bak-Na-Mut ve ayak ucunda muhtemelen çok sevdiği kedisinin mumyasını görebilirsiniz. Lahitin hemen yanında yer alan ölülerin koruyucusu dört büyük tanrının figürlerini taşıyan vazolarda ise iç organlar bulunuyor. Hangileri mi? İnsan başlı Amset’in vazosunda mide, maymun başlı Hapi’nin vazosunda akciğerler ve şahin başlı Horus’un vazosunda karaciğerler.


9-Çivi Yazısının Evrimi Köşesi

Eski Şark Eserleri Müzesi
Müzenin en ilginç köşesi Çivi Yazısının Evrimi – Eski Şark Eserleri Müzesi

Bilinen ilk aşk şiirini gördünüz mü? Ya nişanı bozan bir erkek hakkındaki beş bin yıllık mahkeme kararını? Ya da üç bin yıllık bir çarpım tablosu tabletini? Bütün bunları ve daha fazlasını Eski Şark Eseleri Müzesi ‘nin belki de en ilginç köşesi olan Çivi Yazısı’nın Evrimi köşesinde görebilirsiniz.


8-Naramsin Steli

Diyarbakır yakınlarında bulunan stelin yazıtında Kral Naramsin‘e ait olduğu yazmaktadır. Stel Akad Devleti‘nin Kral Naramsin devrindeki sınırlarını belirtmesi ve çağının sanat anlayışını en güzel biçiminde yansıtması bakımından eşsizdir.

Eski Şark Eserleri Müzesi
Kral Naramsin Steli – Eski Şark Eserleri Müzesi

M.Ö. 3000 yılında hüküm süren Kral Naramsin kendisine “Dört bölgeye barış getiren Kral” unvanını verir. Akad stellerinin hemen hemen hepsinde görülen kralın elinde bir savaş aleti tutması bu stelde de görülmektedir.


7-Adak Heykelcikleri

Eski Şark Eserleri Müzesi
Yemen’de bulunan adak heykelcikleri – Eski Şark Eserleri Müzesi

Yemen‘de bulunan kübik insan figürleri şeklindeki adak heykelcikleri M.Ö. 4 yy ile 1. yy arasına aittir. Tanrılara adanan bu heykelciklerde başlar gövde ve alt kısımlara göre daha özenli çizilmiştir.


6-İştar Kapısı Kabartmaları

Eski Şark Eserleri Müzesi
Tanrı Adad, Tanrı Marduk ve Tanrıça İştar’ı simgeleyen kabartlamalar – Eski Şark Eserleri Müzesi

Tüm zamanların en güzel şehirlerinden birisi olan Babil‘in giriş kapılarından birisi Tanrıça İştar adına yapılmış muhteşem güzellikte detaylara sahipti. Şu an Berlin‘de bulunan Pergamum Museum‘da Almanların Anadolu’da bulunan Bergama Antik Kenti’nden çalıp götürdükleri Milet’in Pazar Yeri Kapısı ve Bergama Zeus Sunağı ile birlikte sergiledikleri İştar Kapısı’na ait bazı süslelemer de Eski Şark Eserleri Müzesi sergisinde yer alıyor.

Süslemeler de Tanrı Adad‘ı simgeleyen boğa ve Babil’in baş tanrısı Marduk‘un kutsal hayvanı ejder “Muşuşu” kabartmaları göze çarpıyor. Tanrıça İştar‘ın kutsal hayvanı aslan kabartmasını ise yazımızın en üst kısmında görebilirsiniz.


5-Hammurabi Kanunları

Eski Şark Eserleri Müzesi
Hammurabi Kanunları’nı Çivi Yazısının Evrimi köşesinde görebilirsiniz. – Eski Şark Eserleri Müzesi

Babil’in altıncı kralı olan Hammurabi M.Ö. 1792-1750 yılları arasında 42 yıl hüküm sürmüştür. Henüz saltanatının ikinci yılında Hammurabi Kanunları’nı yürürlüğe koymuştur. 2.23 m uzunluğundaki bir stel üzerine yazılmış olan kanunlar şu an Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.

Eski Şark Eserleri Müzesi sergisinde yer alan bu tablet ise kanunların okullarda okutulmak üzere kopya edilmiş kısa halidir. Ayrıca M.Ö. 18. yy‘a ait olan Atasözleri Kitabı da ilgi çeken bir diğer eser. Sanırım ilk insanların sözleri yer alıyor bu tablette. 🙂


4-Güneş Saati

Eski Şark Eserleri Müzesi sergisinin en ilginç eserlerinden birisi olan ve şu an Suudi Arabistan topraklarında bulunan Madain Salih’te bulunan bu güneş saati üzerindeki on bir çizgi ile günün her bir saatinin temsil eden on iki eşit parçaya bölünmüştür.

Eski Şark Eserleri Müzesi
Güneş Saati – Eski Şark Eserleri Müzesi

Aramice bir de yazıyı bulunan bu güneş saati kırmızı kum taşından yapılmıştır. Merkezdeki dikey çubuğun gölgesi güneşin doğuşundan batışına kadar çizgiler üzerine gölge düşerek zamanı göstermektedir.


3-Lugal Dalu Heykeli

Eski Şark Eserleri Müzesi sergisinin en kıymetli parçalarından birisi de M.Ö. 3.000 yıllarına ait olan Lugal Dalu heykeli. Bugün Irak toprakları içerisinde kalan Bismaya bölgesinde Adab Antik Şehri kazılarında bulunan Lugal Dalu heykeli Sümer inancına göre tapınaklara yerleştirilen vekil rahip heykelidir.

Lugal Dalu Heykeli
İşte beş bin yıldır gülen Lugal Dalu – Eski Şark Eserleri Müzesi

Sümer Bereket Tanrıçası İnanna’nın yeraltına indiği ve eşi Dumuzzi tarafından yer yüzüne getirildiği anlatılan eski Sümer efsanesinde  Adab kentinde Inanna için yapılmış bir Eşar tapınağından bahsedilir. Lugal Dalu Heykeli’nin bu tapınağın simgesi olduğu düşünülmekte.

Lugal Dalu’nun sağ omzunda yazan kitabesi – Eski Şark Eserleri Müzesi

Suratında Mona Lisa’yı kıskandıran harika bir gülümseme ile bize 5 bin yıl önceden göz kırpan Lugal Dalu‘nun sağ kolunda ise kim olduğu, nereden geldiği yazmaktadır:

EŞAR TAPINAĞI
LUGAL DALU
ADAB’IN LUGALİ


2-En Eski Aşk Şiiri

Eski Şark Eserleri Müzesi eserlerinde şimdi de sırada dünyanın bilinen en eski aşk şiiri var. M.Ö. 2037 yılına ait olan bu şiir Sümerlere ait. İnanca göre Sümer Kralı toprağın bereketi ve doğurganlığı sağlamak amacıyla yılda bir kez bereket ve aşk tanrıçası İnana yerine bir rahibe ile evlenmeliydi.

Eski Şark Eserleri Müzesi
Dünyanın bilinen en eski aşk şiiri – Eski Şark Eserleri Müzesi

Nippur kazılarında bulunan bu şiir, büyük olasılıkla Kral Suşin için seçilmiş bir gelin tarafından, yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylenmek üzere kaleme alınmış ve ziyafetlerde, müzik, şarkı ve dans eşliğinde söyleniyordu. Aşkın da şiirin de insanlık tarihi kadar eski olduğu böylelikle kanıtlanmış oluyor. 🙂 Peki ne yazıyor şiirde?

“Damat, kalbimin sevgilisi

Güzelliğin büyüktür, bal gibi tatlı

Aslan, kalbimin kıymetlisi

Güzelliğin büyüktür, bal gibi tatlı

 

Damat, seni okşayayım

Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır

Yatak odasında bal doludur

Güzelliğinle zevklenelim

Aslan seni okşayayım

Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır

Damat benden zevk aldın,

Anneme söyle, sana güzel şeyler verecektir.

Babam sana hediyeler verecektir.

 

Sen, beni sevdiğin için,

Lütfet bana okşayışlarını,

Beyim tanrım, beyim koruyucum,

Tanrı Enlil’in kalbini memnun eden Şusin’im

Lütfet bana okşayışlarını”


1-Kadeş Anlaşması

Eski Şark Eserleri Müzesi
Kadeş Anlaşması Metni-Eski Şark Eserleri Müzesi

Eski Şark Eserleri Müzesi sergisinin belki de en kıymetli parçası olan Kadeş Anlaşması tarihin bilinen ilk uluslararası anlaşmasıdır. M.Ö. 13 yüzyılda devrin en büyük iki devleti olan Hititler ile Mısırlılar arasında imzalanmıştır. 1906 yılında Boğazköy‘de yapılan kazılarda bulunan bu tabletteki anlaşma Hitit Kralı III. Hattuşili ve Mısır Firavunu II. Ramses arasında yapılmıştır.

Anlaşma metninde: “Mısır ülkesi kralı, büyük kral, kahraman Ramses, Hatti ülkesinin büyük kralı Hattuşili ile dostluklarının, kardeşliklerinin ve büyük krallıklarının devamı için yaptıkları anlaşmadır.” denmektedir.

İlginç olan maddelerden birisi de şöyledir:

“Eğer yabancı bir memlekette bir düşman Hatti memleketine gelirse ve Hatti memleketi Kralı, Büyük Kral Hattuşili bana “Ona karşı koymak için bana yardıma gel” diye bir haber gönderirse Mısır memleketi Kralı, Büyük Kral Rea-Maşeşa Mai Amana (Ramses) piyadesini süvarisini gönderecek onu öldürecek, Hatti memleketi için ondan intikam alacak.”


Eski Şark Eserleri Müzesi ‘nden çıktıktan sonra sırtıma güzel bir İstanbul güneşi vururken önce İstanbul Arkeoloji Müzesi‘nin bir diğer kıymeti olan Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait en güzel çinilerin sergilendiği Çinili Köşk Müzesine ardından da ile Sidemera ve İskender Lahdi gibi birbirinden görkemli lahitler ve diğer arkeolojik eserlerin sergilendiği Arkeoloji Müzesi‘ne gidiyorum. Hadi benimle gelin! 😉

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here