Her şehrin bir simgesi vardır hani, Roma’da Kolezyum, Paris’te Eyfel Kulesi, Atina’da Akropolis, İstanbul’da Ayasofya, Sultanahmet, Almanya’nın başkenti Berlin‘de ise şehrin simgesi Brandenburg Kapısı.

Berlin’de bulunduğum üç gün boyunca Brandenburg Kapısı (Brandenburg Tor) en uğrak yerim oldu. Sabah erkenden gittim, gün batımında gittim, gece yarısında gittim, öğlen güneş en tepedeyken gittim, gittim de gittim. 🙂

Brandenburg Kapısı
Brandenburg Kapısı

Bir şehirde en çok nereyi sevmişsem oraya takılıp kalırım. Roma’da Aşk Çeşmesine, Venedik‘te San Marco Katedrali’ne,  Marakeş‘te Jamaa al Fna Meydanı’na kaldığım bir kaç gün içinde defalarca gitmiştim. Berlin‘de ise takılıp kaldığım yer Brandenburg Kapısı oldu 🙂

Brandenburg Kapısı Nerededir?

Brandenburg Kapısı
Brandenburg Kapısı Berlin Gezilecek Yerler’in merkezindedir

Brandenburg Kapısı, Berlin şehir merkezinin batı tarafında, Mitte Bölgesi’nde, Berlin’in en önemli caddelerinden Unter den Linden (Ihlamurlar Altında) ile Ebertstrase‘nin birleştiği kavşakta, Pariser Platz Meydanı‘nda yer alır.

Berlin Gezi Rehberi yazımda belirtiğim üzere şehrin ana meydanı olan ve Berlin’in bir diğer sembolü Berlin Tv Kulesi’ne ev sahipliği yapan Alexanderplatz Meydanı‘na yürüme mesafesindedir. Kapı ayrıca Berlin Gezilecek Yerler listesinde yer alan yerlerin de tam ortasında bulunur.

Brandenburg Kapısı
Brandenburg Kapısı Gece

Üç yüz metre kuzeyinde Reichstag, beş yüz metre güneyinde ise Yahudi Soykırım Anıtı bulunur. Kapı’dan geçip iki kilometre uzunluğundaki yürüyüş yolunu takip ettiğinizde ise muhteşem Tiergarten karşınıza çıkar.

Brandenburg Kapısı Tarihi

Berlin’den Kutsal Roma İmparatorluğu’nun önemli şehirlerinden biri olan Brandenburg an der Havel‘e giden yolun başlangıcında büyük bir kapı bulunmaktaydı. Prusya Kralı Frederick William II artık iyice çökmüş olan bu kapının yerine barışı simgeleyecek olan daha görkemli bir kapının yapılmasını emretti.

Brandenburg Kapısı
Kapı’nın 1871 yılındaki hali-Vikipedi’den alınmıştır.

Mimar Carl Gotthard Langhans tarafından 1788 yılında yapımına başlanan inşaat 1791 yılında tamamlandı. 1793 yılında Kapı’nın çatısına heykeltraş Johann Gottfried Schadow tarafından dört atın çektiği bir tanrıçayı taşıyan “Quadriga” eklenmiştir. Tanrıçanın elinde barışın simgesi olan zeytin dalı taşımaktaydı.

Mimar Langhans Brandenburg Kapısı çiziminde Atina’da yer alan ünlü Akropolis’in giriş kapısı olan Propylaea‘dan esinlenmiştir. Aslında “esinlenmek” kelimesi biraz hafif kalır burada. Birebir aynısını yapmıştır desek yanlış olmaz sanırım. Akropolis ve Atina hakkında daha geniş bilgi için Atina Gezi Rehberi yazıma göz atabilirsiniz.

Barışı simgelemek üzere inşa edilen Berlin’in simgesi bu güzel yapı ironik bir şekilde zaferin sembolü olarak kullanılmıştır. 1806 yılında yapılan Jena-Auerstedt Savaşı‘nda Prusya Krallığı’nı mağlup eden Napolyon Bonaparte, Brandenburg Kapısı üzerinde yer alan bu muhteşem Quadriga heykelini söküp zaferinin bir sembolü olarak Paris’e götürmüştür.

Brandenburg Kapısı
Napolyon Berlin’de

Bundan altı yıl sonra 1814‘te General Ernst von Pfuel önderliğindeki Prusya ordusu Napolyon’u mağlup edip Paris’i işgal eder. Prusyalıların ilk işi kendilerinden çalınan ve şehrin sembolü haline gelmiş olan Quadriga heykelini bulup Berlin’e, ait olduğu yere geri getirmek olur.

Prusyalılar heykeli eski yerine yerleştirmeden önce önemli bir değişiklik yaparlar. Tanrıça’nın elindeki barışın simgesi zeytin dalını alıp yerine bir mızrak koyarlar. Mızrağın ucunda ise Prusya kartalı ve meşe yapraklarıyla çevrili bir çelengin ortasında demir bir haç bulunur. Barış, yerini zafere bırakmıştır.

Brandenburg Kapısı
Brandenburg Üzerindeki Qadriga

20. Yüzyılda Brandenburg Kapısı

20. yüzyıl tüm dünya ve özellikle Avrupa için olduğu kadar Brandenburg Kapısı için de zor bir yüzyıl oldu. Hitler’in Almanya’da iktidarı ele geçirmesiyle kapı Nazilerin parti sembolü haline geldi.

Brandenburg Kapısı
1936 Berlin Olimpiyatları açılış töreninde Naziler Brandenburg Kapısı’nda geçiş töreni yapıyor

Öyle ki Naziler tüm propaganda faaliyetlerini ve geçit törenlerini Brandenburg Kapısı’ndan başlayarak Unter den Linden caddesi boyunca yapmaktaydılar. 1940 yılında Polonya’yı işgal ettiklerinde Wehrmacht Zafer Geçidi (!) törenini de yine burada yapmışlardı.

Brandenburg Kapısında
Rus Askerleri Pariser Platz’da (1945)

Bu sözde zafer geçidinden tam beş yıl sonra 1945 yılına gelindiğinde ise Berlin büyük bir enkaza dönüşmüştü. II. Dünya Savaşı‘nın bitimiyle Berlin’de ayakta kalmayı başarabilen bir kaç yapıdan birisi de Brandenburg Kapısıydı.

Savaş sonrası Doğu ve Batı olarak ayrılan Almanya birlikte kapıyı restore ettiler ancak 1961 yılında Berlin Duvarı‘nın inşa edilmesi ile kapı Doğu Almanya tarafında kaldı ve 1989 yılında duvar yıkılana kadar da ziyarete açılmadı.

Brandenburg Kapısı
Soğuk Savaş Dönemi boyunca Doğu Almanya sınırı içerisinde kalan Kapı Berlin Duvarı’nın yıkılmasına kadar kapalı kaldı.

Günümüzde Brandenburg Kapısı

Berlin Gezilecek Yerler listesinin en başında yer alan bu güzel yapı günün her saati Berlin’e gelen turistlerin ziyaretine açık. Siz de alın içeceğinizi ve yanınızda götürmüşseniz çekirdeğinizi 🙂  oturun kapının karşısına uzun uzun seyredin.

Tarih olmasa, anılar olmasa, zamanın farklı kesitlerine tanıklık eden böyle güzel yapılar olmasa şehirler boş duvarların yükseldiği yığınlardan ibaret olurdu.

Yazıma Brandenburg Kapısı’nın tarihteki en güzel halini paylaştığım aşağıdaki fotoğraf ile son veriyorum. Berlin Gezilecek Yerler listesinin bir diğer mekanı Reichstag‘ın önündeki çimenlikte buluşalım! 🙂

Brandenburg Kapısı

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here